Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı ve QNB Dijital Varlıklar A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, Türkiye’deki sermaye piyasalarında çok hızlı bir dönüşüm yaşandığını ve küçük yatırımcıların dijital deneyimleri daha fazla talep eder hale geldiğini söyledi.
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen 15. Boğaziçi Zirvesi’nin ikinci gününde ‘Dijital çağda dönüşen sermaye piyasaları ve stratejiler’ başlıklı bir panel düzenlendi.
Dijitalleşme ve sermaye piyasaları arasındaki ilişki ile ilgili konuşan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı ve QNB Dijital Varlıklar A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, bunu iki şekilde ele aldığını belirtti. Karagöz, şunları anlattı:
“Bir tanesi Borsa İstanbul’un kompozisyonu. Yeni ekonomi modeline uygun olan şirketler ve sektörler hangileri diye baktığımızda bu şirketlerin borsamızdaki oranı sadece yüzde 1. Bu oran gelişmekte olan ülke borsalarında yüzde 22, ABD’de yüzde 33. Dolayısıyla öncelikle bu rasyoyu derhal dünya standartlarına çekmemiz gerekiyor. Bu da ya mevcut şirketlerimizin yeni ekonomi modeline uygun yatırımlar yapmalarıyla ya da yeni halka arzların bu sektörlerden gelmesiyle olabilir.”
İkinci olarak sermaye piyasalarındaki şirketlerin dijital dönüşümüne dikkat çeken Karagöz, “Yatırım şirketlerine, portföy yönetim şirketlerine ve sektörün tüm paydaşlarına asla çok önemli bir misyon düşüyor. Ve bu misyonu da aslında en iyi şekilde ben sektörün yerine getirdiğine inanıyorum. Bir kere bu bizim anlık işlem iletim sisteminin altyapısı. Türkiye’de hisse senedi emiri iletim sisteminin teknik kapasitesi gün içinde eş anlı dağılmıyor. Belli anlarda, özellikle piyasa açılış anlarında çok ciddi yoğunluk oluyor. Bu sınavı sektör çok güzel bir şekilde atlattı. Şimdi biraz daha deneyime odaklanacağımız bir döneme giriyoruz. Yani bir platformdan sadece emir iletmek değil, robo-advisory, chatbot servisi, kendi yatırım alışkanlıklarınıza uygun, finansal okuryazarlık seviyenize uygun bilgilendirmeleri alabileceğiniz, aslında kişiye özel bir müşteri deneyim dönemine geçmek gerekiyor. Türkiye’deki sermaye piyasalarında çok hızlı bir dönüşüm var. Biraz daha yatırımcının bilinçlendirileceği bu yeni teknoloji, yeni deneyim aplikasyonları… Herkesin aslında kullandığı aplikasyonları artık küçük bireysel yatırımcı da deneyimini aynı o yeni teknolojik trendlerle istiyor. Dolayısıyla büyük yatırımcının eskiden sahip olduğu imkanlara yeni dönemde küçük yatırımcının da bu dijitalleşmeyle sahip olacağı ve bu deneyimi en üst noktada yaşatmaya çalışacağımız yeni bir dönem başlıyor aslında diyebiliriz.” dedi.
En önemli yatırımcı portföy şirketleri
İş Portföy Genel Müdürü Burak Sezercan, Türkiye’de portföy yönetim şirketlerinin 173 milyar dolarlık bir büyüklüğü yönettiklerini ve aslında Borsa İstanbul’un en büyük yatırımcılarının bu şirketler olduğunu söyledi. Portföy yönetim şirketlerinin özellikle son 3-4 yıldır en büyük kurumsal yatırımcı olarak devrede olduğunu belirten Sezercan, sektörün çok hızlı gelişmesine karşın henüz milli gelirin yüzde 11’i seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Sezercan, bu rakamın Avrupa’da yüzde 80’lere çıktığını ve gidecek daha çok yolun olduğunu kaydetti.
Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin de üretimin çok önemli olduğunu ancak tek başına fabrikasyon faaliyetinin çok da önemli olmadığının 21. yüzyılın başında çok net olarak görüldüğünü kaydetti.
Alkin, “Kocaman bir ekosistem var ve sermaye piyasaları bunun tam merkezinde duruyor. Ancak biz pat diye dijital tarafa geçtiğimizden dolayı bir bocalama içindeyiz. Bu bocalama esnasında gereken dijital altyapının finansmanını ancak sermaye piyasası ile sağlayabiliriz. Eğer bu mümkün olursa bir kısım gelişmiş ülkelerle gelişen ülkeler arasındaki açıklığın bir kısım kapanacağını söyleyebiliriz. Sermaye piyasalarının önünü açacak olan şey öngörülebilirlik ve bu öngörülebilirliği dijitalleşme sağlıyor. 17 tane ekonomistle beraber uluslararası ondan sonra üniversitelerde yaptığımız çalışma şunu gösteriyor: Önümüzdeki 10 yıl içerisinde sermaye piyasaları ve dijitalizm yan yana geldiğinde şirketlerin arzu ettikleri en maksimum cironun bile yüzde 24 üzerine çıkabilme ihtimalleri var. ” dedi.


